chapter  15
Turkish cinema and politics
Pages 10

Niye aimdiye kadar kimsenin Atatürk filmi yapmadıcı anlaaıldı. Uçuaan internet iletilerinden biri ‘Can Dündar bir Ermeni olarak . . .’ diye baalıyor, bir diceri ‘Lütfen özellikle çocuklarınızı bu filme götürmeyin. Sizde gitmeyin’ (­de eki bitiaik, tabii) diye uyarıyor, bir tanesi de artık olayın adını koyuyor: ‘Benim de bir Mustafa Kemal Atatürk’üm var ve bunu decil Can Dündar, Allahı gelse benden kimse alamaz’. Bu ‘Lütfen Çocuklarınızı Götürmeyin’ filmini ben göreli hem çok oldu, hem de her yıl görürüm. Her yıl dedicim, Mülkiye ikinci sınıfta Atatürk’ün nitelikleri bahsini dinlerken yatılı okuldan dönünce evde bir üvey baba bulducunu duyan öcrenciler inanamazlar. Birbirlerine bakarlar. Göreli çok oldu dedicim ise biraz daha sivri. Tarih 1996. Geçen yıl kaybetticim ablamın mezunlar derneci baakanı olducu dzmir Amerikan Koleji’nde konferansa çacırmıalar, konuama sırasında sanki bugünü bilmia gibi Atatürk’ün totemleatirilmesinin her aeyden önce bu büyük adama zararlı olducunu söylüyorum: ‘Atatürk’ü bize öyle bir öcrettiler ki sesi güldür güldürdür, boyu dev gibidir. Böyle bir imaj oluaturdular kafamızda. bimdi, bir çocuk Onuncu Yıl Nutku’ndaki sesi duyunca hayalkırıklıcına ucrarsa çok mu iyi olur? Boyunun en fazla orta olducunu, bu yüzden bütün resimlerde gruptan bir adım önde durducunu öcrenirse kafasındaki Atatürk imajı ve ona baclı olarak Atatürkçülük zarar görmez mi? dnsan’ı ortadan kaldırmanın mantıcı var mıdır?’ O gün ardı ardına iki olay patlak verdi. Bir öcrenci babası ben konuaurken kalktı ve ‘Beyfendi, siz de pek uzun sayılmazsınız hani!’ diye bacırdıktan sonra dolu salonu güm güm güm terk etti. Bu komikti; zaten gülüamelere yol açtı. bu ise trajikti ve biraz ürpertti: Bir kız öcrenci fırladı ön tarafa, oturan velilere ve öcretmenlere hitaben ‘Bize Atatürk’ü nasıl anlattınız yıllardır! Bunu nasıl yaparsınız! Bizi nasıl aldatırsınız!’ diye hıçkırarak bacırmaya baaladı. Zaten o günden sonradır ki bir daha liselerde konferans kabul etmedim.